BAĞ TESİSİ

İKLİM VE TOPRAK İSTEKLERİ

Ekonomik anlamda bağcılık yapılabilmesi için bağ tesis edilecek yer öncelikle iklim ve toprak özellikleri açısından uygun olmalıdır. Bölgemiz tarım bölgeleri bağcılık açısından genellikle uygun iklim özelliklerini taşımaktadır.

            Bağcılık açısından önemli iklim ve toprak özellikleri şu şekildedir.

            Sıcaklık: Bir yerde hangi amaca yönelik bağcılık yapılabilmesine karar vermemizde en önemli kriterlerden biri etkili sıcaklık toplamıdır. Etkili sıcaklık toplamı asma bitkisinin gelişme döneminde tomurcukların uyanmasından hasada kadar olan sürede +10 oC‘nin üzerindeki günlük sıcaklıkların toplamıdır. Pratikte bu değer aylık ortalama sıcaklık değerinden 10 oC değerinin çıkarılıp o aya ait gün sayısının çarpımı ile bulunur. Etkili sıcaklık toplamı 900 gün derecenin üzerinde olan yerler bağcılık açısından yeterli kabul edilmektedir.(Edirne 1880 gün-derece) Bağcılık yaptığımız yöredeki etkili sıcaklık toplamı çeşidin gereksinim duyduğu sıcaklık toplamını karşılamalıdır. Etkili sıcaklık toplamı az olan yerlerde vejetasyon dönemi daha kısa olan çeşitler tercih edilmelidir.

            Bağcılığı sınırlayan iklim koşullarından bir diğeri de düşük sıcaklıklar, özellikle kış donlarıdır. Kış aylarında sıcaklığın düşme hızına ve etkili olduğu süreye bağlı olarak asma yıllık dalları -12 oC’ de; kollar ve gövde -20 oC’de zarar görebilir. Sonbahar erken donları omca üzerindeki ürüne zarar verirken, ilkbahar geç donları -1 ile -3 oC’de zarar görebilen genç sürgünleri öldürebilir. Bu tip düşük sıcaklıkların yoğun olarak görüldüğü bölgelerde bağ tesisi için yer seçiminde dikkat edilmeli ve zararları en aza indirecek kültürel tedbirler (kış aylarında asma gövdesini toprağın altına gömme, alçak gövdeli terbiye sistemleri kullanma gibi) alınmalıdır.İlimiz kışın en düşük sıcaklık ve ilkbahar geç donları yönünden uygun durumdadır.

            Yağışlar: Asma bitkisi yıl içerisinde 500-600 mm yağış alan yerlerde sulama yapmadan yetiştirilebilmektedir. Yıllık yağışın 300 mm.nin altına düştüğü bölgelerde sulama yapmak gereklidir. Edirne’de yıllık yağış toplamı 600 mm civarında olduğundan ekonomik bağcılık için uygundur.Bağcılık yapılan bölgede yağışın kış aylarında ve ilkbahar aylarında düşmesi istenir. Yağışların geç ilkbahar veya yaz başlangıcında düşmesi döllenme üzerinde problemler yaratmakta, hastalıklarla mücadeleyi güçleştirmektedir. Aynı şekilde hasat dönemine yakın meydana gelen yağışlar ise tedbir alınmadığı takdirde üzümlerin çürümesine neden olmaktadır. Bu tip yörelerde hastalıklara hassas çeşitleri yetiştirmemek gereklidir. Yıllık yağışın 300-600 mm arasında olduğu yerlerde sulama yapılamıyorsa ve eğer bölgede filoksera zararlısı yoksa Vinifera çeşitleri kendi kökleri üzerinde; filoksera sorunu varsa 110 R, 140 Ru, 1103 P, 99 R gibi kurağa dayanıklı anaçlar üzerinde yetiştiricilik yapılmalıdır. İlimiz için de bu anaçlar uygundur.

           Güneşlenme :Asma bitkisi yeterli gelişmeyi sağlamak ve tanelerinde şeker birikimini gerçekleştirmek için bol miktarda güneş ışığına gereksinim duyar. Bu bakımdan bol güneşlenme için güney veya güneybatıya bakan yerler seçilmelidir. İlimizde güneşlenme sorunu bulunmamaktadır.

            Rüzgarlar :Asma üzerindeki sürgünleri kıracak derecede şiddetli rüzgarlar bağcılık açısından önem taşırlar. Buralarda tesis edilen bağların etrafında uygun bitkilerle rüzgar kıranlar güneşlenme ve havalanmaya engel olmayacak şekilde dikilmelidir. Ayrıca sıralar ana rüzgarların istikametinde olmalı, sürgünler tellere bağlanmalı, sürgünlerde tepe alma işlemi ihmal edilmemelidir. Çiçeklenme dönemindeki çok sıcak ve kuru veya çok nemli rüzgarlar tozlanmayı güçleştirdikleri için tane tutumunun azalmasına yol açabilirler.Aşırı nemli rüzgarlar ayrıca hastalıkların artmasına, bazı hassas çeşitlerde hasat döneminde üzümlerin çürümesine yol açabilmektedir.

           Toprak: Asma değişik toprak tiplerine uyum yeteneği yüksek olan bir bitki türü olmakla birlikte tınlı veya kumlu-tınlı topraklarda en yüksek randıman alınmaktadır. Asmanın yetiştiği toprağın en az 60-70 cm. derinliğe sahip olması, bir miktar kireç ve organik madde içermesi istenir. Bağ tesis edilmesi düşünülen araziden alınan toprak örneklerinin toprak laboratuarlarında fiziksel ve kimyasal özelliklerinin belirlenmesi seçilecek anaç çeşidi ve uygulanacak gübre programının tespitinde yararlı olur.

           İlimiz genel olarak bağcılık açısından uygun iklim ve toprak özelliklerine sahiptir.

ANAÇ VE ÇEŞİT SEÇİMİ

           Anaç Seçimi: Bağ bölgelerimizin önemli bir kısmı filoksera ile bulaşık olduğu için bağlar bu zararlıya dayanıklı olan Amerikan asma anaçları üzerinde tesis edilmektedir. Bu amaçla doğrudan Amerikan asma anacı üzerine aşılı fidanlar dikilmekte veya önceden araziye dikilen köklü Amerikan asmalarına belli bir süre sonra aşı yapılmaktadır.

           Anaç seçiminde toprağın özellikleri, çeşit ile uyuşması, iklim özellikleri, arazinin şekli (taban veya yamaç arazi olması), yetiştirme amacı (erkencilik,sofralık,şaraplık..), anacın gelişme gücü etkili olmaktadır.

           Amerikan asma anaçlarından 41B, 420 A, SO4 üzerindeki çeşitlerin daha erken; 110 R, 99 R ve Rupestris du Lot anaçları ise daha geç olgunlaşmasına sebep olurlar. Anaçlar içerisinde örnek vermek gerekirse 5BB ağır ve killi topraklara; 99 R ve 1103 Paulsen derin topraklı yamaç arazilere; 41 B kireçli topraklara, 110 R kurak koşullara uygun anaçlardır. Kurak ve kireçli topraklarda ise 140 Ruggeri anacı tercih edilebilir.

           Çeşit seçimi: Çeşit seçiminde de bağ yerinin iklim ve toprak özellikleri önemlidir. Yörenin sunduğu etkili sıcaklık toplamına uygun çeşitler seçilmelidir. Etkili sıcaklık toplamı az olan yerlerde geç mevsimde olgunlaşan çeşitler seçilmemelidir. Sonbaharda hasat döneminde etkili yağışların görüldüğü yerlerde daha erken oluma eren çeşitler tercih edilmelidir. Sıcak iklim, derin ve verimli topraklar için yüksek verimli çeşitler; serin iklim, az verimli ve sığ topraklar için az verimli, kaliteli çeşitler tercih edilebilir.

           Seçilen çeşitler kolay pazarlanabilen, tüketicinin talep ettiği çeşitler olmalıdır. Sofralık, şaraplık veya kurutmalık amaçlardan hangisine yönelik olarak yetiştiricilik yapılıyorsa o amaca uygun çeşitler seçilmelidir.

BAĞ TESİSİ

           Toprak Hazırlığı: Bağ tesis edilecek arazide daha önceden bağcılık yapılmışsa arazinin birkaç yıl dinlendirilmesi yararlı olacaktır. Bu süre içerisinde değişik bitkilerle ekim nöbetinin uygulanması toprağın kısa sürede bağcılığa uygun hale gelmesini sağlar Ayrıca bağ tesisinden önce fiğ, bakla, yonca gibi bitkilerle yeşil gübreleme yapılması toprağın ıslahı açısından etkili bir uygulamadır.

Bağ kurulacak arazide öncelikle büyük kayalar veya taşlar temizlenmeli, çukurlar veya tümsekler düzeltilmeli eğer gerekliyse tesviye işlemi yapılmalıdır.

           Asma bitkisinin köklerinin kolaylıkla gelişebileceği ortam hazırlamak amacıyla toprak sonbaharda özellikle tek soklu pulluklarla 50-60 cm derinliğinde işlenir. Eğer mümkünse bu işlemden önce araziye dekara 3-5 ton hesabıyla yanmış çiftlik gübresi yayılması toprağın fiziksel ve kimyasal yapısının iyileşmesine katkıda bulunacaktır. Bu arada çizi tabanına toprak tahlilleri doğrultusunda fosfor ve potasyum içeren ticari gübreler de verilebilir.

           Dikimden önce toprak yaylı tırmık gibi ekipmanlarla sürülerek arazinin düzlenmesi sağlanır ve daha sonra işaretleme işlemine geçilir. İşaretleme önceden belirlenen sıra arası ve sıra üzeri mesafelerine göre yapılır. Sıra arası ve sıra üzeri mesafelerin seçiminde çeşit ve anacın gelişme gücü, iklim ve toprak yapısı, sulama durumu, terbiye sistemi ve mekanizasyona uygunluk etkilidir. Sıra arası mesafeler kullanılacak alet ve ekipmanın kolay çalışabileceği genişlikte olmalıdır. Genel olarak bağlarda sıralar arasında 2-3 m, sıra üzerindeki omcalar arasında ise 1,5-2 m mesafe yeterli olmaktadır. Sıra başlarında ve sonlarında; ilk ve son sıraların yanlarında traktör ve bağlı ekipmanın çalışması için yeterli mesafe bırakılması unutulmamalıdır. Sıraların yönü iyi bir güneşlenme için Kuzey-Güney doğrultusunda oluşturulmalıdır. Sıraların parselin uzun kenarına paralel olması toprak işleme açısından kolaylık sağlar. Meyilli arazilerde ise toprak erozyonuna engel olmak için sıralar eğime dik olarak oluşturulur. Şiddetli rüzgarların etkili olduğu yörelerde ise sıralar rüzgar yönünde olmalıdır.

 Dikim zamanı: Dikim geç sonbahardaki yaprak dökümü döneminden erken ilkbahara kadar olan dönemde yapılabilmektedir. Kışı sert geçen yörelerde ilkbaharda toprak ısınmaya başladığı zaman dikim yapılmalıdır. Fidanlar yumuşak iklime sahip yerlerde sonbaharda veya kışın dikilebilirler.

           Dikim: Bağ tesisi yerli köklü asma fidanlarıyla (filokserasız yerlerde), aşılı asma fidanlarıyla veya aşısız Amerikan asma fidanlarıyla (filokserayla bulaşık yerlerde) gerçekleştirilebilir. Fidanlar temin edildikleri anda arazi hazırsa hemen dikilmeli veya dikime kadar nemli toprakta hendeklenerek muhafaza edilmelidir.

           Fidanlar fidan çukuru açılmak suretiyle dikilirler.40-50 cm. derinliğinde 30 cm. genişliğinde çukurlar açılarak tesis edilebilir. Fidan çukurları işaret çubuklarının konduğu yerlerde elle veya traktörlerin arkasına bağlanabilen burgularla açılabilir. Ağır topraklarda özellikle burgu ile açılan fidan çukurlarında çukur iç yüzeyinde zamanla sert tabaka oluşabilmektedir. Bu tip topraklarda çukur açma fidan dikiminden kısa bir süre önce toprak tava geldiğinde yapılmalıdır. Elle çukur açılıyorsa çukurun alt ve üst kısmından çıkan topraklar çukur kenarına ayrı ayrı yığılırlar. Fidanlarda dip kökler 4-8 cm. den budanırlar. Bağ yeri hazırlanırken yanmış ahır gübresi kullanılmamışsa bir miktar yanmış ahır gübresi çukurun üst kısmından çıkan toprağa karıştırılarak çukurun dibine atılır. Dikim yapılacak sıraya üzerinde sıra arası mesafeler işaretli tel veya ip yere yakın olacak şekilde sıkıca gerilir. Dikim budaması yapılmış asma fidanı tam işaretin olduğu yere aşı yeri toprak seviyesinin bir iki parmak üzerinde kalacak şekilde tutulur. Çukur üst kısımdan çıkan toprakla yarıya kadar doldurulur ve ayakla iyice çiğnenir. Arazi hazırlığı esnasında fosforlu veya potaslı gübreler kullanılmamışsa bir çukura isabet eden miktarlar bu kısma atılır ve can suyu verilir. Daha sonra çukurun alt kısmından çıkan toprakla çukur doldurulmaya devam edilir ve tekrar bastırılır. Olumsuz dış koşullardan korumak için fidanın üzerini 3-5 cm. kalınlığında örtecek şekilde gevşek toprakla kümbet yapılır ve fidanın yanına herek dikilir.

Önemli bir nokta aşısız Amerikan asma fidanlarıyla tesis edilen bağlarda ileride aşı yapılacağı için fidanın 8-10 cm lik kısmı toprak üzerinde kalacak şekilde dikim yapılmasıdır.

           Dikim Sonrasında Gerçekleştirilecek Bakım İşleri:Havaların ve toprağın ısınmasıyla birlikte gözler uyanır ve genç sürgünler toprak içerisinde gelişmeye başlarlar. Bu arada yağan yağmurlardan sonra oluşacak kaymak tabakasının sürgünlerin toprak üzerine çıkmasını engellememesi için kaymak tabakası hafifçe kırılır. Dikilen asmaların gelişmesini zayıflatabilecek olan yabancı otlar çapa ile yok edilir. Sürgünlerin 10-15 cm uzunluğa eriştiği dönemden itibaren kümbetler kademeli olarak inceltilerek açılır. Yaz başlangıcında kümbetler tamamen açılır, sürgünler rüzgardan kırılmaması için hereğe bağlanırlar. Bu esnada aşı noktasından meydana gelen boğaz kökleri kesilir. Bu işlem yapılmadığı takdirde omca zamanla aşıyı atabilir. Bu nedenle ilk 2-3 yıl ilkbaharda veya geç sonbaharda omcaların dipleri açılıp oluşan boğaz kökleri temizlenmelidir. Olası kurak koşullara hazırlık olması açısından fidanın etrafında sulama çanağı oluşturulur. Kurak koşullarda özellikle yaz başlangıcında yapılacak bir iki sulama ile fidanların kurumasını engellemiş oluruz. Sürgünler ve üzerindeki yapraklar külleme veya mildiyö gibi hastalıklara yakalandığında gelişme yavaşlayabilir.Bunu önlemek için mildiyöye karşı 3-4 yapraklı oldukları dönemden itibaren iklim koşullarına göre 1-2 defa %1’lik bordo bulamacı veya diğer ticari ilaçlar, küllemeye karşı ise toz kükürt veya ıslanabilir toz kükürt preparat kullanılabilir.

           Kışı çok sert geçen yörelerde ertesi ilkbaharda sürecek olan gözlerin donmaması için omca alttan 4-5 göze kadar toprakla örtülmelidir.

          Takip eden kış veya erken ilkbaharda yapılacak budamalarda omca üzerindeki sürgünlerden en kuvvetli ve düzgün gelişmiş olanı düşünülen terbiye sistemine uygun olarak gövdeyi oluşturmak üzere bırakılır.

           Döllenme problemi olmayan kendine verimli çeşitlerle bağ tesis edilirken aynı parsel içerisinde bir çeşidin bulunmasına dikkat edilmelidir. Böylece kültürel işlemlerde yeknesaklık sağlanır. Çavuş çeşidi gibi çiçek yapısından dolayı döllenme problemi olan çeşitlerle kurulan bağlarda ise zorunlu olarak aynı parselde bu çeşide uygun dölleyici çeşidin belli aralıklarla dikilmesi gereklidir.